Hepimiz Çok Özledik: Model Geri Döndü!

Girizgâh

2026’nın ilk aylarında müzik gündemini takip eden pek çok insanı şaşırtan ve sevindiren bir gelişme yaşandı: Model grubu yaklaşık on yıldan sonra yeniden birleştiklerini ve ülke çapında konserler vereceklerini açıkladılar. Biz de bu heyecan verici gelişmenin üzerine geçmişe nostaljik bir dönüş yaparak Model’in kuruluşundan, grubun ortaya koyduğu çalışmalardan ve biraz da grup içi dinamiklerinden bahsetmek istiyoruz. Herkese iyi okumalar!

Her Şey Nasıl Başladı?

Grubumuzun gitaristi Okan Işık, internet üzerinden bir forumda basçı ve davulcu bulmak amacıyla bir ilan veriyor ve bunun üzerine davulcu Aşkın Çolak ve bas gitarist Can Temiz ile iletişime geçiyor. Grubumuzun kurucu üçlüsü ise böylece tanışmış oluyor ve “A Due Carmen” ismiyle müzik yapmaya başlıyorlar. Özgü Özutok’un vokalistliği üstlenmesinin ardından grubumuz o yıllarda düzenlenen pek çok müzik yarışmasına katılım sağlıyor. Bu yarışmalarda da ödüller kazanarak müzik dünyasında tanınırlık elde ediyor.

2007 yılının ağustos ayında Özgü Özütok’un gruptan ayrılmasından sonra ise gruba katılan Fatma Turgut ve gitarist olarak gruba dahil olan Serkan Gürüzümcü ile grubumuz son hâlini alıyor. Grubun ismini ise bu eklemelerden sonra önce “Kötü Kare”, ardından ise “Model” olarak değiştiriyorlar. 

İlk Kısa Albüm: Perili Sirk

Müzik kariyerlerini bir adım ileri taşımak isteyen grubumuz İstanbul’a taşınıyor ve burada Model adı altındaki ilk stüdyo albümleri olan altı şarkılık “Perili Sirk” i kaydediyorlar. Enerjik ve akılda kalıcı şarkılarıyla “Perili Sirk” Model’in günümüze kadarki en pozitif çalışması kesinlikle. Punk esintilerini nefesli enstrüman tınılarıyla birleştiren albüm “Olmaz” için çekilen samimi klip ve Levent Yüksel düetiyle “Bak Bir Varmış Bir Yokmuş” adlı cover’la öne çıkıyor. Ancak maalesef Fatma Turgut’un da belirttiği üzere albüm beklenilen patlamayı yapamıyor. Grubumuz hatta İzmir’e geri dönmeyi bile düşünmüşler, ancak inat edip sıkı çalışacaklarına söz vermiş olacaklar ki İstanbul’da kalmayı tercih ediyorlar. 

Albüme Puanımız: B- (potansiyel vaat eden ve zevkli bir dinleme deneyimi)

Albümden favori şarkılar: Ego Dağları, Olmaz, Bak Bir Varmış Bir Yokmuş

2009-2011 

Perili Sirk’in yayımlanmasından sonra iki yıl kadar Algida, Herbalife ve Efes Pilsen gibi markalar için kısa reklam müziklerine (jingle) imza atan grubumuz Efes Pilsen için bestelenen “Sokakta Hayat Var” adlı şarkı ile 2011 yılında ödül de kazanmış. Bunların yanında yine bu yıllarda Türkiye çapında pek çok tanınır mekânda konserler veren Model, 2011’in şubat ayında Türk müzik dünyasına ses getirecek “Diğer Masallar” ı yayımladı.

Koca Bir Neslin Gençliği: Diğer Masallar

Demir Demirkan prodüktörlüğünde 28 Şubat 2011’de piyasaya çıkan Diğer Masallar, 2010’ların pek çok ikonik şarkısına ev sahipliği yapıyor. Albümün ilk şarkısı “Buzdan Şato” bize daha rafine ve senfonik bir çalışmayla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor adeta. Fatma Turgut’un “Değmesin Ellerimiz” deki kadife vokalleri albümün pek çok şarkısında da başrolü kapıyor kesinlikle. “Sana Ne?” adlı şarkıda dengesizlik ve bipolarlıktan nasibini almış bir kadın anlatılıyor. Klasikleşmiş “Pembe Mezarlık” ise bize grubun ne derece vurucu ve tutkulu bir nakarat yazabildiğinin kanıtı resmen. Ayrıca şarkıdaki bassline ve gitar solosu kısımlara da şahsen bayılıyorum.

Albümdeki en sevdiğim şarkı “Bir Melek Vardı” albümün senfonik nirvanası konumuna ulaşırken bunu hem yumuşak hem de sert gitar tınılarıyla birleştirmesiyle benim için vazgeçilmez bir şarkı oluyor. “Benim Tatlı Kanserim” gitgide çökmekte olan toksik ve yıpratıcı bir ilişkiyi konu alıyor ve albümdeki gizli cevherlerden birisi olarak yerini alıyor. “Karadul” yemini kovalayan, adeta avını bekleyen tehlikeli bir kadının bakış açısından yazılmış. “Çürüsün Gelinliğim” ise kesinlikle hem müzikal olarak hem de tematik olarak albümdeki favorilerimden birisi. Küçükken kurulan o saf hayalleri tek bir yanlış insanın bile nasıl yıkabileceğini oldukça çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.  

“Makyaj” bana her zaman engebeli bir yolda yürüyormuşum hissi verir melodisiyle. Tuhaf bir huzur da cabası. Şarkı her ne kadar olumsuz ve derbeder bir anlam taşısa da benim için o kadar da iç karartıcı hissettirmiyor böylece. Fakat bu şarkıdan hemen sonra gelen Sezen Aksu cover’ı “Yalnızlık Senfonisi” albüme çok sağlam bir nokta koyuyor. Hayatın zorluklarına meydan okumak ve düşmekten sonra ayağa kalkmasını bilmek gibi iki sağlam tema üzerinde duruyor. Grubumuz hünerlerini son bir kez konuşturuyor ve ortaya yoğun, kasvetli ve tüyler ürperten bir senfoni çıkıyor.

Albümdeki çoğu şarkıda ayrılık, yalnızlık ve özlem gibi konuların böylesine etkili işlenmesinde ortaya konan seçkin müzikal prodüksiyonun yanında Can Temiz’in müthiş şarkı yazarlığından bahsetmemek de olmaz. Öyle ki, hayranlarının hafızalarına kazınmış bu sözler 90’ların sonunda ve 2000’lerin başında doğmuş koca bir neslin yaşadığı dertlere derman ve duygularına tercüman oluyor.

Fikrimce “Diğer Masallar” ın alametifarikası sade bir dille çağımız insanının ilişkisel sıkıntılarını anlatırken bunu pop ve rock türlerini senfonik elementlerle harmanlayarak ortaya koymasıdır. Model’i Model yapan albüm bu desek yanılmış olmayız kesinlikle.

Albüme Puanımız: B+ (İki üç şarkı dışında tamamı oldukça seçkin)

Albümden favori şarkılar: Pembe Mezarlık, Bir Melek Vardı, Çürüsün Gelinliğim, Yalnızlık Senfonisi

Yaprak Dökümü

“Diğer Masallar” ın yayımlanmasından kısa bir süre sonra ikinci gitarist Serkan Gürüzümcü gruptan ayrıldı ve onun yerini Burak Yerebakan aldı. Ancak ayrılıklar maalesef bununla kalmadı. 2012’nin aralık ayında grubun kurucu üyelerinden baterist Aşkın Çolak gruptan ayrılma kararı aldı ve onun yerine Gripin’den tanıdığımız Kerem Sedef geldi. Üstüne üstlük ikinci albümün çalışmalarına başlanmadan önce Burak Yerebakan da gruptan ayrılınca grup dört kişi olarak yeni albüm için kolları sıvadı. 

Levla’nın Hikayesi: Çarpıcı Bir Konsept Albüm

2013 yılının Kasım ayında piyasaya sürülen albümümüzün prodüktörlük koltuğunda yine Demir Demirkan var ve şarkıların sözleri Can Temiz imzası taşıyor. Albümümüz iki kısımdan oluşmakta: İlk kısmında ayrılık acısının beraberinde getirdiği yasın beş evresi işlenirken ikinci kısımda ise ana karakterimiz Levlâ’nın iç hesaplaşmaları ve özgürleşmesi anlatılıyor. 

Bölüm 1: Yas Bahçesinde 5 Gün

Ağlamam Zaman Aldı (İnkâr): Albümümüz ana karakterimiz Levlâ’nın ayrılığı kabullenememesi ile başlıyor. Her şeyin iyi ve sıradan olduğu yalanını söylüyor Levlâ, ancak gerçeklerden kaçamıyor elbette. Onu terk eden insana hala içindeki o naif çocukla inanmaya devam etse de eninde sonuna durumu idrak etmeye başlıyor. Nakarat kısmının vuruculuğu da bu sarsıcı olayın bir sembolü gibi adeta.

Bize Susmak Yakışır (Öfke): Gerçeğin anlaşılmasından sonra Levlâ’nın içinde bir öfke birikiyor. İhanete uğradığını düşünüyor, karşısındakini aciz olmakla itham ediyor. Ayrıca yaşadıkları aşkın en başından ölü olduğunu düşünüyor. Yine kapı gibi çarpan bir nakaratla bu öfke çok net bir şekilde yansıyor şarkıya.

Antidepresan Gülümsemesi (Pazarlık): Acısını hafifletmek için kendince anlaşmalar yapmaya başlıyor Levlâ, o mutluysa ben de mutluyum diyor kendine. Ancak maalesef bunlar yalancı tesellilerden ibaret, zira Levlâ’nın yüzünde yalancı bir gülümseme hâkim. Bu şarkıda bolca “keşke” duyuyoruz. Söylenmemiş sözler, yapılmayan tatlı jestler belki de başka türlü de olabilirdi düşüncesini doğuruyor. 

Levlâ Vazgeçti (Depresyon): Gerçeklerle yüzleşen Levlâ depresif bir ruh halinde artık. Kendisi kabullense de kabullenmese de terk edildiği gerçeğini anlamış artık. Şarkı sözleri Levlâ’ya yaşananların artık geçmişte kaldığını ve iyi günlerin önünde olduğunu anlatıyor.

Sen Ona Aşıksın (Kabullenme): Levlâ öğreniyor ki onu terk eden kişi yeni bir ilişkiye başlamış. Levlâ’nın bu duruma bakış açısı ise bir hayli toksik. Yeni kadının ona çok şey unutturması gerektiğini, işinin kendisinden sonra zor olacağını düşünüyor. Şarkının sözlerinden Levlâ’nın bu bitmiş ilişkisiyle ilgili pek çok detay da öğreniyoruz, belli ki bunların hiçbiri unutulmamış. Ancak nihayetinde son nakarata girmeden önce görüyoruz ki Levlâ olanları kabullenmiş, eğer kalbi başkasıyla çarpıyorsa o insan için savaşmaya ve yarışmaya değmeyeceğini anlıyor.

Bölüm 2: Hafifle!

Müzik Kutusu: Bir ayrılıktan daha yorgun şekilde çıkan Levlâ kendisini sorguluyor bu şarkıda. Kendi saf hallerinden yorulduğunu ve hep aynı hataları yaptığının o da bilincinde. Müzik kutusu benzetmesi de buna ithafen yapılmış: Her seferinde aynı şarkıyı çalan bir müzik kutusuna benzetiliyor Levlâ, hatalarından ve yaşadıklarından ders çıkarmamasından. Müzikal olarak albümdeki favorim olabilir, önceki albümün senfonik şarkıları kadar seçkin bir prodüksiyonu var.

Kehanet: Levlâ’nın mutluluğa giden rotası Gonca Vuslateri tarafından bir kehanet olarak anlatılıyor. Halihazırda bitap düşmüş Levlâ daha ne kadar yolunun olduğunu bilmek istiyor artık. Gonca Vuslateri’nin narin vokalleriyle öğreniyoruz ki kehanetin sonunda Levlâ onu ömür boyu bekleyen o kıymetli insana kavuşacak. Biraz göz ardı edilmiş bir şarkı olmasına rağmen fikrimce albümün ikinci kısmının merkezini oluşturuyor ve estetik bestesiyle harika bir tat bırakıyor ağzımızda.

Ninni: Şarkı bir anne ve çocuk arasındaki bağı anlatıyor ve çocuk büyüdükten sonra bile anne figürünün varlığının ne derece hayati olduğunu anlıyoruz. Sadece klasik gitar ve Fatma Turgut’un vokalleriyle oldukça sade ve tatlı bir şarkı olmuş “Ninni”. İkinci bölümün adı gibi, adeta hafifliyoruz bu şarkıyla.

Kuğunun Ağıtı: Bir kuğu masalından yola çıkarak yazılmış şarkımız geçmişteki yaraların ve travmaların üstüne toprak atmayı ve sil baştan yeniden başlamayı ele alıyor. Bütün olanlara rağmen Levlâ’nın ayakta kaldığını görüyoruz bu şarkıyla. Kuğunun ağıtını söylüyor ve yoluna bakıyor.

Sarı Kurdeleler: Albümün en dokunaklı şarkılarından birisi olan “Sarı Kurdeleler” yaşanan onca kalp kırıklığı ve travmadan sonra büyümek zorunda kalan, masumiyetini kaybeden bir kız çocuğunu konu alıyor. Nakarat kısmından anlıyoruz ki yaşadığı bunca şey Levlâ’yı öylesine güçlü bir insan yapmış ki kimse artık onda yeni bir yara açamaz. Mutluluğun başkalarının kalbinde olduğu düşüncesi onu hep yarım bırakmış, ancak sonunda bu düşünceden vazgeçmiş. Bu albüme de harikulade ve çarpıcı bir son yazmış grubumuz.

Özetle, Levlâ’nın hikayesi acılarıyla yüzleşen ve onlardan ders çıkardıktan sonra olgunlaşan, bir kız olmaktan bir kadına dönüşen Levlâ’yı anlatıyor. Müziksel olarak önceki albümden biraz daha depresif ve puslu bir atmosferi var bu albümün. Bütün bunlar birleşince de ortaya Türk müziğinde benzerine az rastlanan bir çalışma çıkıyor.

Albüme Puanımız: B+ (Özenle tasarlanmış bir olay örgüsü ve seçkin şarkılar)

Albümden Favori Şarkılar: Ağlamam Zaman Aldı, Müzik Kutusu, Kehanet, Sarı Kurdeleler

2013 – 2016

İkinci albümün de sükse yapmasıyla pek çok festivalde ana grup olarak sahneye çıkan grubumuz 2014’te Ozan Doğulu prodüksiyonluğunda “Dağılmak İstiyorum” ve Emre Aydın’la

beraber “Bir Pazar Kahvaltısı” teklilerini yayımlıyorlar. 2016’da çıkan ve o yıllara damga vuran “Mey” grubun şu ana kadarki son teklisi oluyor. Aynı yılın yazında Can Temiz ve Okan Işık albüm kaydı için Amerika’ya gidiyorlar. Bu esnada Fatma Turgut ise Demir Demirkan ve Can Temiz’in de katkılarıyla “İlkbaharda Kıyamet” teklisini yayımlıyor. Grubun gidişatıyla ilgili Fatma Turgut bir ara verildiği düşüncesinde olsa bundan kısa bir süre sonra Aralık 2016’da grubun resmi Twitter hesabı üzerinden menajerlik şirketi ile yollarını ayırdığını açıklanıyor ve ardından Fatma Turgut ise Model’in sona erdiğini açıklıyor. Bu açıklamadan sonra Model’in resmi hesabından “Fatma gruptan ayrıldı, Model bitmedi” diye bir açıklama geldi.

2016 – 2026: On Yıllık Bir Fetret Devri

Grubun dağılmasının ardından Fatma Turgut solo kariyerine devam ederken Okan Işık ve Can Temiz “Seven Day Sleep” adında bir grup kurarak punk ve hardcore türlerinde müzik yaptılar. Can Temiz ayrıca Türkiye’ye döndükten sonra “Makbet” adında bir grup kurdu. Model esintileri taşıyan müzikleri dinlemeye değer.

Model’in yeniden bir araya gelmesine yönelik ilk sinyal Fatma Turgut’un Okan Işık ve Can Temiz ile Instagram üzerinden yeniden takipleşmesi oldu. Ardından “modelband” adındaki grup hesabının açılması da bu aksiyonları doğruladı. Bu hesaptan ise on yıl aradan sonraki ilk konserlerinin tarihlerini açıkladılar:

15 Mayıs: İzmir Arena

16 Mayıs: İstanbul Ataköy Marina Arena

22 Mayıs: Ankara Cermodern

7 Haziran: Konya Selçuklu Kongre Merkezi

9 Haziran: Eskişehir Kentpark Yeni Festival Alanı

10 Haziran: Antalya Bahçe

Aynı hesaptan prova kesitleri de paylaşan grubumuz ayrıca YouTube’dan “Anlamam Zaman Aldı” başlıklı üç adet video yayımlayarak üyelerin grubun dağılışı ile birleşimi hakkındaki fikirlerini gözler önüne seriyor.

Kapanış

Türk müzik dinleyicisinin yıllardır sevgilisi olan Model’in kuruluşunu, nadide çalışmalarını, dağılış sürecini ve yeniden birleşmelerini anlattık. Grubumuz henüz yeni bir albüm ya da proje ilgili bir açıklamada bulunmadılar, ancak eminiz ki böyle bir gelişme pek çok müzikseveri heyecanlandıracaktır. Konserlere gideceklere şimdiden iyi eğlenceler, bir sonraki, bir sonraki sayımızda görüşmek üzere!

Yazar

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir