Ankara, Hip-Hop ve Aga B

Ankara ve hip-hop

Bu şehir hiçbir zaman romantik olmadı, Tunalı’dan Kızılay’a yürüyenler Ankara’yı toz pembe sandılar bizse Keçiören’in sokaklarında’ Mamak’ın çukurlarında hiçbir tatlılık bulamadık. Gıpgri şehirde bir süre kendi rengimizi aradık, kimileri mavi, kimileri mor olduğuna karar verdi bizse bir türlü bulamadık kendi rengimizi, sonra şehre ayak uydurduk, bulutlar da bizi taklit etti. Hip-hop tam bize göreydi ve böyle bi şehirde Hip-hop kültürünün gelişmeme şansı yoktu. Zorluğa, suça ve öteki olmaya umut olarak doğmuştu hip-hop, duygularımıza tercüman olan rapçileri dinledik ve işte o zaman anladık yalnız olmadığımızı. Kendimizi sıyırmaya çalışmadık, metropolden kurtulmak istemedik ve egzoz kokusuna alıştık. Lafı fazla uzatmadan Ankara’nın hiphop kültürünü en baba haliyle yaşatan adam hakkında konuşmaya başlamak istiyorum. Karşınızda Aga B:

Aga kim?

Aga B’yi kendisinden daha iyi tanımlayacağımıza kanaat kıldık ve Spotify’daki açıklamasını buraya direk yapıştırmak istedik, zira okuduğumuz en ilginç yazılmış sanatçı biyografisi budur. 

“Temerrüdü 1987, olay yeri Keçiören olan Hayri Burak – AGA B – Yelman; doğma-büyüme-yürüme Ankara’lı bir rap icracısıdır. Bebelik yaşında dinlemeye başladığı ritmi, ilerleyen zamanda yaşadığı şehre ve ördüğü kültüre alet eden Aga B; Ankara’dan ve ülkeden farklı ekiplerle/dostlarla yol yürümüş ve üretmiştir. Sanatsal ve beşeri hayatta sözü miras bilip zamanın izini süren bir tarz benimsemiş, serseri üretim yıllarından sonra 2016’da “Al Bum”, 2019’da “MUAF”, 2022’de “Muamma” ve 2024’ün son aylarında “INTERLUDE 87” isimli albümlerini yayınlamıştır. Günümüzde, “Debboy.” isimli üretim kolektifinin merkezinde, farklı disiplinlerden sanatçılar ile birlikte dar yolları vâr etmektedir. Kendine özgü rap icrası ile Ankara’yı kendine mal eden AGA B, farklı türlerde üretim yapan müzisyenlerle aşık etme arzusunda daimdir. Avazı bildiğinden gelen AGA B, üretmeye, söz söylemeye ve akışı ilerletmeye devam etmektedir.”

Aldık Bum!

Aga b’ yi bizim gözümüzde özel kılan temel özelliği çeşitliliği oldu, her albümü hip-hop kültürünün başka bir köküne parmak basıyordu. Kariyerinin ilk yıllarında çıkardığı albümleri “Aga Nerdesin?” ve “AgaB’ sikopat albümleriyle Ankara’ya ve bu şehrin hip-hop kültürüne önem verenler arasında tanınmaya başladı ama asıl bomba 2016 da patladı, “Al Bum” bizim nezlimizde sadece Türk rapinin değil Türk müzik tarihinin en kaliteli albümeri arasında yerini aldı. Daha önceden de dediğimiz gibi, bizce iyi bir albüm iyi şarkılar topluluğu değildir, iyi bir albüm bir hikaye anlatır ve kendi içinde bir örgüsü vardır. Biraz caz, biraz tekno biraz da indie havasıyla “Al Bum” albümü her çıktığı günden itibaren en çok dinlediğimiz ve dinlemeye devam edeceğimiz albümler arasında yerini aldı. Her şarkıyı ezbere bilsek de “Oo Kekecim” arabada sokakta her çaldığında aynı beatten sıkılıncaya kadar dinlediğimiz ve sesimiz kısılıncaya kadar bağırarak eşlik ettiğimiz şarkı oldu ama Abkountry, Fırat Ağacık’ın çıktığı tona bir türlü çıkamadık. Aga 2019’ da “MUAF” la flowunu konuşturdu “Yoğun Solu” kulaklarımızın kirini aldı sonra “Algımız Pis” le kirlettik yine kulakları. Aga gittikçe sözlerin anlamsızlaştığı ve daha kolay tüketilen şarkıların mainstream olduğu piyasada “Eski rapçilerle yeni rapçilerin ortak paydası yok, ben ortada kalmayı tercih ediyorum.” diyerek tavrını korudu ama “MUAF”albümü piyasaya kral tacıyla oturdu. Aga’ nın tarzı artık daha sertti soundlar daha elektro ve insanı büyük hissettiriyordu. Biz de boşverdik, duble rakımızdan bir fırt çektik ve keyfini çıkardık. Sırada 2022 “Muamma” vardı, Aga bu albümde karanlığı dile getirdi undergroundu, kafa sallamayı ve sokakları iliklerimize kadar hissettik; çünkü piyasa durgundu ve Aga için işler artık Ya Herro Ya Merro’ydu. 2024’de Interlude 87 geldi, dinleyenler olarak bunu beklemiyorduk ama Aga resmen ateş püskürdü , beatler hiç olmadığı kadar sert, sözler hiç olmadığı kadar keskindi. Aga’nın giderek sertleşen ve ciddileşen tavrı kendini tamamlamıştı, bundan daha ileri gidecek mi? Hep beraber bekleyip göreceğiz.

Risk Al Paspal!

Bu kadar albüm arasında Aga tabiki boş durmadı, araya düetiyle singleıyla 43 şarkı 1 tane de ep sıkıştırdı, bütün bunları anlatmaya sayfalarımız yetmez ama bir tanesi var ki bizi resmen mest etti “Risk Al Paspal” bizce Türk müziğinin en iyi şarkılarından, her yıl olduğu gibi bu yılki spotify ilk beşimde de yerini aldı. Hepimiz şarkıyı çok sevdik, bizim ekibi bilmem ama bu şarkının bende öyle bir yeri oldu ki ayrı bir paragraf açmak istedim. Hayatımız boyunca riskler aldık, saçmaladık ve en önemlisi itiraz ettik. Haksızlığa karşı çıktık, kılıcımızı çektik ve Aga’nın da dediği gibi her isyan bizim için deneyim oldu. Yapıcı yaklaştık, memlekette ağaç olmamasına kızdık, kendi yolumuzu çizdik, bize paspal dediler gurur duyduk, lak lak çözüm değil dedik, icraat yaptık, ütopyamızda polis olmadı yine de suç işledik ama en önemlisi sistemde rehin olmadık. Bu şarkıda resmen kendimizi bulduk, inanılmaz sözler inanılmaz bi altyapıya şiir gibi yazılmıştı, bütün hayatımız risklerle geçti, ne zaman kendimizi yanlışmışız gibi hissetsek bu şarkıya sarıldık ve haykırdık: “Hakkımızda daha fazla delil için delilere bizi sorun!”

Dinleyicilerimle Gurur Duyuyorum 

Aga b her zaman alçakgönüllü ve ayarlı samimiyetiyle Türk rapinin pamuk kalpli abisi olarak dinleyenlerin kalbine taht kurdu, biz çok konsere gittik, çok müzisyen gördük ve underground sokak kültürüne önem verdik ama Aga bizim onu tanıdığımız gibi bizi tanıyan tek müzisyen oldu, en son gittiğimiz Ankara Haymatlos konserinde sanki dinleyiciler sadece eğlenmeye değil de ait oldukları yere gelmiş gibiydiler. Aga konser başı iki üç şarkı söyledikten sonra muhtemelen uzundur içinde tuttuğu ve şehrinin insanını toplu şekilde gördüğü an kusmak istediği konuşmasını yaptı, aklımıza yer eden kısım bizle gurur duyduğu oldu, kitlesinin tam hayalini kurduğu gibi olduğunu ve bu insanlara sanatını icra etmekten inanılmaz bir şevk duyduğunu anlattı, duygulandık ve daha yüksek sesle bağırdık çünkü burdaki herkes gibi onun da ALGISI PİS’ ti .Aga konsere rap camiasında yükselmekte olan arkadaşlarıyla çıktı, bizden de iznini isteyip sözü Karga, Dante ve ismini hatırlayamadığım diğer dostlarına devretti ve arka kapıdan değil, seyircilerin arasından bar tarafına viskisini yudumlamaya gitti. Viskiden yudumlar alırken kimse onu rahatsız etmedi, kimse fotoğraf istemedi, kimse imza istemedi çünkü o ulaşılamaz, insanüstü bir rockstar değil, bizden biriydi. Biz de Aga’nın kişiliğini, mc’liğini, bu kültürü yaşatma biçimini ve müziğini tecrübe ettik, onlayladık, şapka çıkarttık.

(Sırf Aga’ya benzemek için saçını sıfıra vuran editörümüz Cüce’nin bir fotoğrafını da buraya koymasak olmazdı.)

Yazar

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir