NBA Drive-Thru
Dergimizin açılış ayıyla birlikte her ay NBA’de olan önemli olayları ve haberleri, heyecan dolu maçları, oyuncuların performanslarını; iniş ve çıkışlarını, kendi oluşturduğumuz o ana kadarki sezon ödüllerini ve milli gururlarımızın NBA’deki yolculuklarını sizlere mümkün olan en detaylı şekilde aktaracağız. Hava atışıyla başlıyoruz, haydi!
NBA ÖNEMLİ EŞLEŞMELER (İYİ TAKIMLARIN EŞLEŞMELERİ)
OKC-DEN 121-111 (1 ŞUBAT 2026)
OKC, Batı’nın zirve mücadelesinde Denver’ı deplasmanda sahadan sildi. Üçüncü çeyrekte OKC’nin 39 sayılık patlaması, maçın kırılma noktasıydı. Denver’da Peyton Watson kariyer gecelerinden birini yaşasa da, Shai’nin saha içi liderliği galibiyeti getirdi.
Kritik İstatistikler:
Shai Gilgeous-Alexander (OKC): 34 sayı, 13 asist (11-16 FG).
Cason Wallace (OKC): 27 sayı, 6 ribaund (7-11 üçlük).
Peyton Watson (DEN): 29 sayı, 5 ribaund (5-7 üçlük).
Nikola Jokic (DEN): 16 sayı, 7 ribaund, 8 asist.
SAS-HOU 106-111 (20 OCAK 2026)
Teksas derbisinde Houston, 16 sayı geriden gelerek müthiş bir geri dönüşe imza attı. Maçın yıldızı, triple-double’ı tek bir asistle kaçıran, namı diğer “Mr. Near Triple-Double”, gururumuz Alperen Şengün’dü. Savunmada Wembanyama’yı büyük ölçüde kısıtlamayı başaran Rockets, son çeyrekteki 29-14’lük seriyle maçı kopardı.
Kritik İstatistikler:
Alperen Şengün (HOU): 20 sayı, 13 ribaund, 9 asist.
Reed Sheppard (HOU): 21 sayı (12’si son çeyrekte).
Julian Champagnie (SAS): 27 sayı, 8 ribaund (8 üçlük).
Victor Wembanyama (SAS): 14 sayı, 10 ribaund
DET-NYK 126-111 (19 ŞUBAT 2026)
Detroit Pistons, Madison Square Garden’da gövde gösterisi yaptı. Cade Cunningham, hem skor buldu, hem de takım arkadaşlarını mükemmel besledi. New York’un dış şutlardaki etkisizliği (%22), Pistons’ın farkı 19 sayıya kadar çıkarmasına neden oldu.
Kritik İstatistikler:
Cade Cunningham (DET): 42 sayı, 13 asist.
Ausar Thompson (DET): 10 sayı, 5 ribaund, 3 top çalma.
Karl-Anthony Towns (NYK): 11 ribaund
DEN-DET 121-124 (3 ŞUBAT 2026)
Pistons, Şubat ayı başında Denver’ı da dize getirerek büyük bir sürpriz yaptı. Başa baş geçen son dakikalarda Cade Cunningham’ın 29 sayısı ve soğukkanlı oyunu, Detroit’in üst üste gelen bu zorlu fikstürden galibiyetle çıkmasını sağladı.
Kritik İstatistikler
Cade Cunningham (DET): 29 sayı.
Jaden Ivey (DET): Kritik anlarda bulduğu dış şutlarla galibiyette büyük pay sahibi oldu.
OKC-LAL 119-110 (9 ŞUBAT 2026)
Lakers, maçın başında ve üçüncü çeyrekte 22-5Lik seriyle momentumu yakalasa da, Oklahoma City’nin genç çekirdeği son çeyrekte pes etmedi. Özellikle top çalma ve hızlı hücum sayılarıyla Lakers’ın tecrübeli kadrosunu mağlup etmeyi başardılar.
Kritik İstatistikler
Jalen Williams (OKC): Maçın son dakikalarında attığı kritik sayılarla 20+ sayı barajını aştı.
Chet Holmgren (OKC): Boyalı alanı domine ederek Lakers’ın pota altı etkinliğini kırdı.
LeBron James (LAL): 111-108’e getiren basketi atsa da son bölümde hücumda yalnız kaldı.
NBA YÜKSEK SKORLU MAÇLAR
TOR-GSW 145-127 (20 OCAK 2026)
Immanuel Quickley’nin kariyer rekoru olan 40 sayı ile alev aldığı maçta Toronto, San Francisco ekibine karşı yüksek skorlu bir galibiyet aldı. Stephen Curry’nin standardı altında kalıp 16 sayı kazandırdığı maçta Buddy Hield’ın bulduğu 25 sayı ev sahibi ekibe yeterli olmadı. Golden State’in sağ dizinden sakatlanarak sezonu kapatan Jimmy Butler’ın eksikliğini hissettiği maç Jonathan Kuminga için bir fırsata dönüşse de oyuncunun Atlanta’ya takası, uzun süredir benchte olduğu şikayetleri nedeniyle yine de gerçekleşti.
Kritik İstatistikler
Immanuel Quickley (TOR): 40 sayı 10 asist
Scottie Barnes (TOR): 26 sayı 11 asist
IND-NYK 137-134 (10 ŞUBAT 2026)
Geçen senenin Doğu Konferansı finalistlerinin karşı karşıya geldiği maç uzatmalarda konuk ekip lehine sonuçlandı. Oyun kurucuları Tyrese Haliburton eksikliğinde sezon boyu sıkıntı çeken Indiana, Pascal Siakam ve Andrew Nembhard ile bu maçı koparmayı bildi. New York tarafında Jalen Brunson, Mikal Bridges ve Karl-Anthony Towns’un yüksek skor katkıları ev sahibi takımın galibiyete ulaşmasına yetmedi.
Kritik İstatistikler
Pascal Siakam: 30 sayı 6 ribaund
Jalen Brunson: 40 sayı 8 asist
PEL-MIL 137-141 (4 ŞUBAT 2026)
Trey Murphy’nin 44 sayılık kariyer rekorunu kırdığı performans New Orleans tarafına galibiyeti getirmeye yeterli olmadı. Sağ kalfından sakatlığı bulunan Giannis Antetokounmpo’nun yokluğunda galibiyeti koparan Milwaukee bu maçta sayılarını Ryan Rollins (27), AJ Green (20) ve Kevin Porter Jr. (18) tarafından buldu. Sezon boyu sallantılı bir görüntü veren Bucks’ın Play In yapabilirse neler yapacağını merak ediyoruz.
Kritik İstatistikler
Trey Murphy III: 19da 12 üçlük ile tek maçta en çok üçlük atma rekorunda beşinciliğe yerleşti. (Rekor birinciliği tek maçta 14 üçlük ile Klay Thompson’a (29.10.18) ait)
Ryan Rollins: 27 sayı, 4 asist
MİLLİ GURURLARIMIZ
ALPEREN ŞENGÜN
Alperen Şengün, milli gururumuz, 20 Ocak-20 Şubat 2026 tarihleri arasında;
Sayı: 18.5
Asist: 6.2
Ribaund: 10.0
Top Çalma: 1.4
Blok: 1.0
Saha İçi İsabet: %48.5
ortalamalarıyla oynadı.
Bu ortalamalar bu günlerde all-star seçilebilmeyi sağlayabilecek kalibrede ortalamalar olsa da Alperen’in son 2 yıldaki inanılmaz performansını göz önünde bulundurursak ortalamasının altında kalıyor. Houston Rockets cephesinde son zamanlardaki kimya problemi, savunmada birtakım sıkıntıların baş göstermesi ve benzeri problemlerin azalmasında maalesef Alperen’in bu istatistikleri yeterli olmuyor. Geçtiğimiz aylarda sakatlık yaşayan Alperen, ritmini geri bulması gerektiğini ve de bunun için gerekli çalışmaları sürdürdüğünü söylüyor. Umarız Houston Rockets takım içi problemleri çözer ve eskisi gibi Alperen’i efektif kullanabilir.
ADEM BONA
Adem Bona, bir diğer milli gururumuz, 20 Ocak-20 Şubat 2026 tarihleri arasında;
Sayı: 4.2
Ribaund: 3.9
Blok: 1.3
Saha İçi İsabet: %58.0
ortalamalarıyla oynadı.
Adem Bona’nın istatistikleri maç başına 16.3 dakika süre alan bir oyuncuya göre inanılmaz istatistikler. Philadelphia 76ers’ın genelde kilit savunmacı olarak rotasyona kattığı Adem Bona, kritik anlarda maçın kaderinin değişmesine yardımcı olabiliyor. Bu ay daha fazla süre almaya başlayan Adem Philadelphia 76ers kadrosunda gitgide sabit bir yer edinmeye başladı. Takım olarak da playoff potasında iyi bir yer edinmiş olan Philadelphia, Adem’in de savunma cephesindeki katkılarıyla gerek takım kimyasıyla gerek de hücumdaki becerileriyle doğuda kayda değer başarılar elde etme yolunda adım adım ilerliyorlar.
| NBA SEZON ÖDÜLLERİ (SO FAR) | ||
| YAZARLAR | CT | BA |
| DPOY | VICTOR WEMBANYAMA | VICTOR WEMBANYAMA |
| MVP | SHAI GILGEOUS-ALEXANDER | SHAI GILGEOUS-ALEXANDER |
| SCORING CHAMP | LUKA DONCIC | SHAI GILGEOUS-ALEXANDER |
| BEST COACH | J.B. BICKERSTAFF | J.B. BICKERSTAFF |
| ŞAMPİYON | SAN ANTONIO SPURS | OKLAHOMA CITY THUNDER |
| MIP | DENI AVDIJA | JALEN JOHNSON |
| ROY | COOPER FLAGG | COOPER FLAGG |
| SIXTH MAN OF THE YEAR | KELDON JOHNSON | KELDON JOHNSON |
| YAZARLAR | POZİSYON | ALL-NBA FIRST TEAM | ALL-NBA SECOND TEAM | ALL-NBA THIRD TEAM |
| CT | PG | SHAI GILGEOUS-ALEXANDER | LUKA DONCIC | TYRESE MAXEY |
| SG | DONOVAN MITCHELL | ANTHONY EDWARDS | DEVIN BOOKER | |
| SF | KAWHI LEONARD | JAYLEN BROWN | DENI AVDIJA | |
| PF | KEVIN DURANT | SCOTTIE BARNES | LAURI MARKKANEN | |
| C | NIKOLA JOKIC | VICTOR WEMBANYAMA | ALPEREN ŞENGÜN | |
| BA | PG | SHAI GILGEOUS-ALEXANDER | CADE CUNNINGHAM | LUKA DONCIC |
| SG | DONOVAN MITCHELL | ANTHONY EDWARDS | DEVIN BOOKER | |
| SF | KAWHI LEONARD | JAYLEN BROWN | DENI AVDIJA | |
| PF | KEVIN DURANT | SCOTTIE BARNES | LAURI MARKKANEN | |
| C | NIKOLA JOKIC | VICTOR WEMBANYAMA | ALPEREN ŞENGÜN |
PRESS CONFERENCE
-ALL STAR MAÇLARI
Her sene olduğu gibi yine şubat ortasında gerçekleşen All Star Haftası bize yeni bir şey sunmadı. Haftanın standart etkinliklerinden üçlük yarışması Damian Lillard’ın üçüncü defa kazanması ile sonuçlandı.Hemen sonrasında yapılan yayında Stephen Curry’nin de seneye katılacağını belirtmesi rekabet açısından hayranlarını heyecanlandırmış gözüküyor. Smaç yarışması ise istikrar ile kötüye gitmeye devam ediyor. 2016dan beri izleyenleri heyecanlandıran tek isim Mac McClung iki sene üst üste kazanmasına rağmen bu sene katılmayacağını belirttikten sonra zaten bir heyecana kapılmaya pek de gerek yoktu. Dümdüz smaçlar basılan yarışmada kazanan bile pek umrumuzda olmadı açıkçası. Bu gidişle yakında tamamen kalkması bile gündeme gelebilir. Bu yan etkinlikler dışında asıl All Star maçı bu sene USA ve WORLD olarak 3 takım şeklinde (2 USA, 1 WORLD) gerçekleşti. Yine büyük yıldızların maçı pek takmaması rahatsızlık verirken Wembenyama, Anthony Edwards ve Kawhi gibi isimlerin maçı ciddiye alması ufak da olsa bir rekabete sahne oldu. Umarız diğer büyük yıldızlar da All Star haftasını tatil değil de asıl amacı olan izleyicilerin dünyanın en iyi oyuncularını aynı maçta rekabet ederken görme isteği olduğunu hatırlar ve ona göre oynarlar. All Star rezilliğini ve geleceğini yazı kısmımızda detaylı olarak ele almaya çalıştık. Detaylı olarak yakınmamızı ve kendimizce çözüm önerilerimizi oradan okuyabilirsiniz.
-KEVIN “ACIMASIZ” DURANT
NBA’deki son günlerde gündeme kocaman bir taş gibi oturan tweetler, daha spesifik olmak gerekirse all-star haftasından hemen önce Kevin Durant’e ait olduğu iddia edilerek ifşa edilen tweetler, NBA dünyasını derinden salladı. Kevin Durant’in yan hesabı olduğu iddia edilen X hesabından NBA’deki belli yüzler hakkında çok acımasız, bir o kadar da aşağılayıcı ifadelerde bulunmuş. Şu an takım arkadaşları olan Jabari Smith ve Alperen Şengün, eski takım arkadaşı Devin Booker ve eski koçu Steve Kerr bu ifadelerde geçen isimler arasında. Durant’ten konu üzerine henüz bir açıklama gelmiş değil. NBA dünyasıyla alakalı yazdığı bazı mesajlar şu şekilde:
– “Rockets’ın franchise oyuncusu (Alperen Şengün) ne şut atmayı biliyor ne de savunmayı.”
– “Jabari Smith aptal.”
– “ Steve Kerr, Michael Jordan onun ağzına bir yumruk attığından beri siyahileri sevmiyor.”
– “ Devin Booker ve Frank Vogel diktatörler. Stalin ve H*tler. Muss*lini ve Kim Jong-un.”
– “ Chris Paul hiçbir şeyden anlamıyor.”
– “ Stephen Curry’ye pas atmazsan, Warriors seni kovuyor.”
– “Jokic’in top kayıpları hakkında bir şey bilen var mı?”
– “ Kyrie Irving benimle rekabet etmiyordu, ama o triple-double bağımlısı (Russell Westbrook) ediyordu.”
Bu ithamlar takım içi ilişkilerini zedeleyeceği gibi NBA dünyası dışındaki itibarına da leke sürdü. Kevin Durant’in Houston’daki durumu, eski ve güncel takım arkadaşları ile olan ilişkisinin nasıl değişeceğini zamanla yavaş yavaş göreceğiz.
ALL-STAR GİTTİKÇE KÖTÜLEŞİYOR MU, DÜZELEBİLİR Mİ?
Sevilenlerin bir araya gelmesi her alanda sevenlerini mutlu etmiştir. Sinemada sevilen karakterlerin birlikte olduğu filmler, albümlerde albüm sahibine başka bir sanatçının eşlik etmesi, yetenekli tasarımcılar tarafından ortak tasarlanmış ürünler, hamburgerin yanında bir de tavuk burger… Konsept olarak birden fazla iyinin aynı anda sunulması her sektörde heyecan yaratır. Normalde ayrı ayrı deneyimlediğimiz favorileri tek seferde tüketmek insanı mutlu eder. Fakat bunun başarısız olması da aslında tek bir nedene bağlıdır. Söz konusu “iyi”lerin istenilen ya da beklenen kalitede olmaması. NBA All-Star bu durumun çok güzel bir örneği. Amaçlanan mesele “ligin en iyi oyuncularını tek bir maçta buluşturmak” her ne kadar kulağa güzel gelen bir fikir olsa da, bu etkinlik son yıllarda oyuncuların birbirleriyle vakit geçirmek, makara yapmak ve sahanın ortasından şut sallamasına dönüşmüş bulunmakta. Seçilen oyuncuların yeteneklerinden kimsenin şüphesi yokken, oyuncuların kendilerini bu organizasyona vermek için bu kadar çekimser davranması, “iyi”lerin istenilen kalitede bulunmamasının güzel bir örneği.
NASIL BAŞLADI
NBA All-Star’ın tarihi 1951’e kadar uzanmakta. Çıkış amacı ise o zamanlar kolej basketbolunda gerçekleşen “sayı traşlama” olarak çevirebileceğimiz “point shaving” skandalından sonra basketbola tekrar ilgi çekmek. İlk bu düşünce ortaya atıldığında da karışık yorumlara maruz kalmış fakat yine de gerçekleştirilmiş ve amacına ulaşmış. Maça ilgi gösterenlerin sayısının da sezon ortalamasının yaklaşık 3 katı olması, aslında o zamanlar için fena bir fikir olmadığını da kanıtlar nitelikte.
FORMAT
Yıllar boyunca East ve West Conference olarak iki takım halinde oynanan oyunun zamanla azalan ilgiyi arttırmak amacıyla farklı hallere sokulduğuna da şahit olduk. Gerek takım kaptanları seçerek Lebron’s Team vs Durant’s Team, gerek takımların başına eski oyuncuları vererek OGs, Global Stars ve Young Stars takımları ve son olarak bu sene USA vs World takımları. Bu denemeler zaman zaman tuttu, zaman zaman istenen sonucu vermedi. Ama bu kadar değiştirilmesi aslında bir sorun olduğunu da kanıtlar gibiydi.
PEKİ SORUN NE
2000ler öncesinde ve başında All-Star aslında hala beklenen ve sevilen bir etkinlikti. Gerek seçilen takımların içindeki oyuncuların maçı NBA Finalleri kadar olmasa da ciddiye alması, gerek hala bir şeyler göstermeye çalışmaları bunu sağlıyordu. Maçtan ayrı olarak smaç yarışması gibi etkinliklere katılan oyuncular zaten maçlarda da yarışmadaki smaçların benzerlerini basan oyuncular oldukları için (örnek olarak Vince Carter ve Dwight Howard verilebilir) smaç yarışmasının heyecanı gayet yüksek kalıyordu. “Bu adamlar maçlarda neler yapıyor, boş saha verilince neler yapılır” düşüncesiyle beklenilen smaç yarışmaları açıkcası hayal kırıklığına da pek uğratmıyordu. Fakat zaman geçtikçe yeni süperstarlar imajlarını bu tür etkinliklerin önüne koymaya başladı. Smaç yarışmasında kaçan bir smaç, maç esnasında maçın ciddiye alınmasına rağmen başka bir grup süperstar tarafından mağlup edilmek yeni yıldızları bu etkinliklerden soğutan şeyler olmaya başladı. Aslında bu duruma herkes farklı bir bakış açısı sunabilir fakat mantıklı bir neden saymış olduğumuz şeyler dışında pek de gözükmüyor. Para mı istiyorlar, ödül mü istiyorlar? Bunların hepsine fazlası ile sahipken bu maçı çıkmaya değer mi bulmuyorlar? Ya da en pozitif şekilde bakarsak sakatlanmaktan mı korkuyorlar? Bunlardan hangisi doğru olursa olsun hiçbirinin bu seviyede kabul edilemez. 1950lerden beri süregelen bu etkinlik bazı boş bahaneler ile sirke çevrilemez. İnsanların bu iyi oyuncuların gerçekten birbirine karşı rekabet ettiğini görmek istediği yerde, iki bel arkası yapıp sallanan şutun panyanın köşesinden sekmesi insanı sıkmak bir yana aynı zamanda sinirlendiriyor. Ve oyuncu oyuncu bakarsak iki üç kişi dışında bundan rahatsızlık duyan pek de kimseyi göremiyoruz ne yazık ki.
ÇÖZÜM MÜMKÜN MÜ
Her ne kadar yakınsak da iyi şeyler de olmuyor değil. Etkinliğin tekrar zevk verilmesi için atılan en büyük adım maçların süre ayarlarıyla oynamak oldu. Azalan süreler ve sırayla bir o takımın bir bu takımın oynaması, oyunculara da kısa bir zaman vererek, “Madem kısa ciddiye alalım.” şeklinde bir etki yapmışa benziyor. Çünkü azalan sürede oyuncular tarafında artan ciddiyet fark edilebiliyor. Tabi ki hala ciddiye almayan bir grup bulunsa da maça asılan oyuncuların arttığı gerçekten söylenebilir. Bu durumdan ötürü ciddiyeti arttıran oyuncular dışında Victor Wembenyama gibi maç klasik 48 dk olsa bile tüm ciddiyetini verecek oyuncuların artması ne olursa olsun maç zevkini katlayacaktır. Umalım da Wembenyama gibi oyuncular All-Star seçilsin de biz de 1 haftalık bu etkinlikten maksimum eğlenceyi alabilelim. Süre oynamaları dışında başka çözümler de elbet sunulabilir ama oyuncular tarafından ne kadar hoş karşılanır onu bilemeyiz. Mesela bir tane de biz verelim. All-Star maçında belirli sayının ya da belirli istatistiğin altında kalan oyuncular sonraki All-Star seçimlerinde bir dezavantaj ile karşı karşıya kalsınlar. Artık buna seçilme sırası gerilemesi mi dersiniz, belirli bir çarpanla oy düşürme mi dersiniz o size kalmış. Her ne kadar gereksiz bir ciddiyet gibi gözükse de gelinen durumda bu organizasyondan zevk almak biraz zorla güzelliğe kalmış gözüküyor. Çünkü pazarlaması bu kadar çok yapılan, her oyuncuya sırf tek maça özel ayakkabı renkleri çıkan, her sene ayrı formalar tasarlanan bu organizasyon, bu gidişle Amerika dışında bir milletin, oyuncusunun seçilip seçilmediğini takip etmesini sağlamaktan öteye ne yazık ki gidemeyecek.
Fotoğraf: Ash Carter / Secretary of Defense (CC BY 2.0)
